Islam ve Hayvanlar Alemi
Hayvanların özellikleri
2.1. Hayvanlar insanlar gibi kendi ölçülerine göre topluluklar oluşturmaktadır
Daha önce söylediğimiz gibi , İslam’ın ekoloji perspektifi insanı mahlukatın üstünde tutmaz, sadece çeşitler arasında bir parçası olduğunu belirtir. İslam antrop-merkezciliği saçma olarak görür. Hatta Kur’an hayvanların da insanlar gibi topluluklar oluşturduklarını öğretir.
" Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir." (En’am 6:38)
Yukarıda zikredilen Kur’an ayetinde “topluluk” kelimesi hayvanlar için özellikle kullanılmıştır. Bu hayvanların da birey olarak değil de fakat aynı zamanda canlılar arasında sosyal bir görev yüklenmişlerdir.
Biz insanlar olarak zararlı veya önemsiz gördüğümüz cinsler dahi ,onların kendilerine has özellikleri vardır, bundan dolayı öldürülemezler. Bu hususta bir hadis (peygamber Hz. Muhammed’in sözü veya hareketi)vardır, burada peygamber söylemektedir ki kertenkelenin kötü bir hayvan olduğunu ama ondan dolayı öldürülmesi gerekmediğini söylemektedir. Demek ki zararlı gördüğümüz hayvanların hayatları dahi kutsaldır.
"Allah’ın Resulü kertenkelenin kötü bir hayvan olduğunu söylediğini duydum ,ama onun öldürülmesi emrini ondan hiç duymadım " (Peygamber efendimizin eşi Aişe’ rivayet edilmiştir. Buhari.)
Peygamber efendimiz Allah’ı zikreyleyen bir karınca yuvasını onu ısırdıktan sonra yıkmak isteyen zatı Allah’ın nasıl uyardığını anlattı:
Ebu Hureyre Peygamber (asv)in eski zamanlarda bir başka peygamberin başına gelen olaydan bahsedişini rivayet etti:
"Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Peygamberlerden birini bir karınca ısırdı. O da (öfkelenerek) karıncanın yuvasının yakılmasını emretti ve yâkıldı. Allah Teâla Hazretleri ona şöyle vahiy etti: "Seni bir karınca ısırmışken, sen tespih eden bir ümmeti yaktın." (Buhari ve Müslim)
İslam hayvanlar-dünyasını 'humanize' etmemekle birlikte , hayvanları insanlardan farklı kendine has kural ve değerleri olan topluluk olarak değerlendirir. Buradan yola çıkarak hayvanlara insanmış gibi muamele edilemeyeceğini ve onların da insan değer ve kurallarına göre hareket etmeleri istenemeyeceğini belirtmektedir. Bizler karşıtlı yani onları ferdi ve sosyal katılımlarından dolayı saygı ile yaklaşmamız.
Grup olarak hayvanlar kendi topluluklarında görev yaparlar, iletişimde yöntemleri vardır ve kendilerine has sosyal davranış kuralları vardır ve benzeri özellikleri vardır . Bu konu içerisinde British İslamic Medical Association’ın yöneticisi Dr. Abdul Majid Katme 3 ‘e göre kelime manası olarak “topluluk” , şayet kelime Alman, Yunan veyahut Fransız toplulukları için kullanıldığı zaman, aynı manayı içeriği kazanmaktadır ve sırayla fizyolojik ve psikolojik haklarla bir arada, mesela:
-
Sağlıklı gıda hakkı (genetik olarak değiştirilmemiş) ve sağlıklı içecekler ve emme;
-
Normal ayakta durma , dolaşma,yürüme ve uçma hakları;
-
Normal eşleşme ve çiftleşme (dışarıdan hiçbir etken olmaksızın nesli çoğaltma) ve yavrusunu normal yetiştirme (tam annelik ve anne-bebek ayrılığı olmadan) hakkı.
-
Vurma , eziyet ve hırpalanmaya maruz kalmama hakları,
-
Vücudun tümüne saygılı olarak her bir hayvanın tedavi hakları;
-
Eğlenme, dinleme ,uzanma, oynamaya uygun mekan hakları;
-
Sosyal hareketler için mekanlar;
-
Kotu hava durumlarında korunma ve uyuyacak mekan hakları;
-
Ferdi konfor ve oyun mekanları hakları.
İslam hayvanların sosyal, duygusal ve psikolojik bütünlüğünün sağlanması için hayvan hakları ve insan ile hayvan ilişkilerinde yasakları belirlemede çok geniş düzenlemeler içermektedir. Bu projenin devamında bunlara ayrıntılı olarak girilecektir.
2.2. Allah O'nu yüceleyen /tespih eden Hayvanlara konuştu – demek ki hayvanlar düşünmektedirler.
Allah ‘Vahiy’ kelimesini Kur’an’da bir şeyi Peygamberlere iletmesi için Kuran kelimesini kullanmaktadır. Ayni kelime hayvanlara yönelik olarak ifadede bir ayette kullanılmaktadır:
" Rabbin bal arısına şöyle ilham etti: “Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin.” (Waawha –Vahyin ek zamma): " (Nahl 16:68)
Kuran’a göre demek ki, Allah insanlara ve hayvanlara , her ikisine de kendi lisanında vahiy ile belirtti.
Kur’an bunun ötesinde bütün hayvanların Allah’a ibadet ettiğini ve onu zikredip(yücelttiklerini) ama insanların bunu anlamadığını belirtmektedir:
" Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız." (İsra 17:44)
Hayvanların zikirlerini insanların anlayamayışının sebeplerinden bir kaç tanesi de hayvanların kendi toplulukları içerisinde kendilerine has iletişim kurmalarıyla da alakalıdır. Onların lisanını anlamayışımız onların lisanlarının olmayışı demek de değildir. Bizlerin anlamadığı bir lisan ile Allah’a ibadet etmektedirler.
"Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tespihini kesin olarak bilmektedir. Allah onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir" (Nur 24:41)
İbadet etmek akıllı , gönüllü yapılan bir fiildir. Hayvanların Allah’ın vahyini anlamaları ve Allah’ı zikretmeleri ve ibadet etmeleri , hemen üstün bir Farkındalık ve zekilik teşkil eder ki bu seviye itibari ile refleksi geçer.
Amerikan araştırmacıların bazı hayvanların düşünebileceğini kanıtlayabilmeleri hiç de şaşırtıcı değildir. The Guardian 4 İngiliz kalite gazetesinde bir makale bu konuda bir üniversiteli grubun deneysel olarak hayvanların iyi şartlarda hayvanların da ‘ben bunu bilmiyorum’ düşüncesine sahip olabildiklerini ortaya koyabilmişlerdir. Bu şunu kanıtlamaktadır ki; hayvanlar bilinç değerlendirmesi ve yani kendi fikirleri hakkında düşünebilirler. Bu da 1400 senelik İslam ilminin de hemen hayvanların kendilerinin varlığından haberdar olmaları yalnızca refleks seviyesinden daha üstün oluşlarını katılmaktadır.
2.3. Hayvanların duyguları vardır.
Aşağıdaki hadiste Peygamber efendimiz asv hayvanların da duyguları olduğunu açıklamaktadır:
"Biz bir seferde Resülullah (âleyhissalâtü vesselâm) ile beraber idik. Resülullah bir ara bir ihtiyacı için yanımızdan ayrıldı. O sırada hummara denen bir kuş gördük, iki tane de yavrusu vardı. (Kuş kaçtı) yavrularını aldık. Kuşcağız etrafımıza yaklaşıp çırpınmaya, kanatlarını çırpıp havada inip çıkmaya başladı. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) efendimiz gelince: "Kim bu zavallının yavrusunu alıp onu ızdıraba attı? Yavrusunu geri verin!" diye emretti.
(Abdurrahman bin Abdullah ibn Mesud’dan, Muslim)
Hayvanların da çiğnenmeyecek güzellik ve şeref duyguları vardır.
''Utbe ibn Farkad Ebu Abdullah El-Sulami’den rivayet edilen bir hadiste peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur: "Atın baş- tüylerini kesme , çünkü onun baş bağlarında şeref bağlıdır, kirpiklerini de, çünkü onu korur, kuyruğu dahi, çünkü o onun sinek vurgusudur." (Ebu Davud)
Demek ki İslam yalnızca fiziksel değil ama hayvanların duygusal sağlığına da çok önem vermektedir, ve bu yalnız hayatta oldukları süreç içinde değil fakat bir hayvanın öldürülmesi gerektiği zaman da söz konusudur. Böylece İslam’ın hayvanların öldürülmesinde çok kesin kuralları vardır, ve mesela başka bir hayvanın görüş alanı içerisinde havyan öldürülemez veya duygusal açıdan sakınmak için hayvanın görüş alanı içerisinde hazırlıklar da yapılmaz:
Hayvanin yanında bıçağını bileyen bir zata,peygamber efendimiz şöyle demiştir ‘Hayvanı iki kez öldürmeye mi niyetin var senin? Birinci kez hayvanın gözü önünde bıçağını bileyerek ve bir de boğazını keserken mi?’” (Al-Furu Min-al-Kafi Lil-Kulini)
''İmam Ali şöyle söylemektedir: "Başka koyunların yanında koyun kurban etmeyin veyahut başka hayvanların yanında hayvan kurban etmeyin ". (idem).


