Start Umweltschutz Türkei Amik Gölü

PostHeaderIcon Amik Gölü

APG

HATAY AMİK GÖLÜ_nün Videoları- AMİK GöLünün Yaşayan Son KoLu.( MUHTEŞEM

AKTUELL 15.03.2010

 

Not: Mücadelemize uluslar arası bazda destek veren APG ANIMAL RIGHTS derneğinin tüm üyelerine ve 2. başkan Adile Pannicke'ye teşekkürler



Amik gölünü geri kazanmak adına başlatmış olduğumuz dilekçe etkinliğimizde ilgili kurum ve kuruluşların dikkatini bu konuya çekmeye çalıştık.Söz konusu dilekçemizde Gölün önceki durumu doğaya, yaban hayata,tarıma ve insanlığa neler getirdiğini ve kurutulduktan sonra neler götürdüğünü kıyaslamalar yaparak belirtmiştim.DSİ genel müdürlüğünden gelen yanıtı sizlerden önce Mustafa Kemal Universitesi öğretim üyelerinden Yrd. Doçent Doktor Oğuz Kılıçoğlu ile paylaştım değerli bilim adamlarımızın görüş ve önerileri doğrultusunda mücadelemize devam edecez.DSİ den gelen cevabı yazıyı noktasına dahi dokunmadan iletiyorum sizlere.

 

Sent: Wednesday, March 03, 2010 10:20 AM
Subject: 11.01.2010 tarih ve 21086 sayılı dilekçeniz.

 

İlgi dilekçeniz incelenmiş olup eski Amik Gölünün yeniden oluşturulması saha içinde ve çevresindeki binlerce parsel sahibi çiftçinin, yüzlerce konutun sosyo-ekonomik olarak olumsuz etkilenmesine, Hatay Havaalanının atıl duruma gelmesine, çevre tarım arazilerinin pompajla drenaj ihtiyacına ve çevresindeki arazilerde maliyeti yüksek sulamaya yol açacaktır ve bu sebeple Eski Amik Gölünün yeniden oluşturulmasının teknik yapılabilirliği mümkün olmasına rağmen, ekonomik-sosyal yapılabilirlikler açısından Genel Müdürlüğümüzce uygun görülmemektedir.
Bilgilerinize rica ederim.
DSİ Genel Müdürlüğü
Etüd ve Plan Dairesi Başkanlığı

 


En büyük becerisi göllerimizi kurutmak olan DSİ yetkililerine soruyorum burdan.

 

1) Amik gölü havzası içinde bulunan hanelerde, yer altında oluşan obruklar sonucu çökmeler başladığından haberiniz varmı?

 

2) Yazın ''çöle'' dönen AMİK ovasında 20 dönümlük bir parselin sulama maliyetinden haberiniz varmı?

 

3) Amik gölü havzası içinde onbinlerce dönüm ekili buğday tarlasının sular altında kaldığından ülke ekomisine kaç paraya mal olduğundan haberinizi varmı?

 

4) Hatay havaalanının insan yaşamı için ne kadar risk taşıdığından, son aylarda uçakların ciddi kazalar atlattığından ve Hatay havaalanının şu an kısmende olsa sular altında kaldığından haberinizi vamı?,

 


Sevgili dostlar yukarda ifade ettiğim nedenler gösteriyorki burda yaşanan sorunlar hepimizin sorunu ve çözüm noktasında yine bizlere çok görevler düşmektedir.''Hiçbirimiz hepimiz kadar güçlü değiliz'' ve unutmayalımki “ Çözümde görev almayanlar,problemin bir parçası olurlar.” Ne demiş Konfüçyus ''Karanlıktan şikayet etmeyin, sizde bir mum yakın''
Sevgi ve saygılarımla: Abdullah Öğünç

 

Not: Mücadelemize uluslar arası bazda destek veren APG ANIMAL RIGHTS derneğinin tüm üyelerine ve 2. başkan Adile Pannicke'ye teşekkürler



BİRİNCİ KURUTMA ASAMASI 1955-1958 YILLARI ARASINDADIR
Sarısu Gölü ve Kara Gölü kurutmayı planlayan bu çalışma, ovaya giren ana akarsuların vebunları besleyen küçük kaynak sularının ana Amik Gölüne kadar kanallarla askıya alınmasınıhedeflemiştir. Ovaya girerken belirli bir yatağı olmayan ve yayılarak merkezi göle ulasanakarsuların belirli birer kanal açılarak kendilerine yatak yapılmasıdır. Bunlar yaz aylarındatamamen azalan ve ana gövdelerine çekilen göller ile ovaya giren akarsuları kanallarla gölyatağına birleştirmeyi akıllara getirmiş ve 1955 yılındabaşlanarak,Arfin Çayı Kara Gölüngüneyinden açılan bir kanalla (Arfin Kanalı) Kurtuluş Köyünün kuzeyinden yüksek kum hattıasılarak ana Amik Gölüne bağlanmış ve Kara Gölün kuruması sağlanmıştır. Yine aynı yılSarısu Gölünü besleyen en büyük kaynak olan Gölbaşı Gölü suyunu kaynaktan itibarenComba köyüne kadar oluşturduğu bağlantı ve bataklıklar bir kanala alınarak etrafıyükseltilmiş ve ovadaki bataklık kurutulmuştur. Sonraki yılda Muratpasa deresi suyu 21 kmuzunluğunda bir kanala alınarak ana Amik Gölüne ulaştırmıştır. Daha sonraki yılda ise diğerönemli akarsu olan Karasu Çayı ise ovada bataklık tabanında 18 km uzunluğunda bir kanalaalınmıştır. Böylece Karasu Çayının ovada oluşturduğu bataklık kurutulmuştur. Böylelikle deSarısu Gölü ve bütün bataklıkları kurutulmuştur.Kısaca üç yılda, ovada çok geniş bir alana yayılan sulak alan, Afrin Kanalı, Muratpasa Kanalı, Comba Kanalı ve Karasu Kanalı ile yok edilmis, sadece ana Amik Gölükalmıştır.
Ana Amik Gölü berrak, sazlıksız bir yapıda olmasından dolayı çok güzel bir göldü.
Göle gelen su miktarı gölün havzasına sığmadığı için gölün tahliyesini hızlandırmak için1956-1957 yıllarında küçük Asi’nin Antakya içerisinden geçen kısımlarında Asi Nehri 3-5 mderinleştirilmiştir. Bu derinleştirme daha sonraki yıllarda (19741975) 8-11 m’ye ulaşmıştır.Kanallardan ana Amik Gölüne taşınan sular ovada sulu tarıma geçilmesi ve diğernedenlerden ötürü her geçen yıl azalmıştır. Hatta bazı yıllar birçok küçük kaynak göle sutaşıyamaz olmuştur. Böylelikle ana Amik Gölü’nde hızla sazlık vebataklık alanlar görülmeye başlanmıştır. Diğer kurutulan bölgeler çeşitli şekillerde bölge halkına ve daha sonra iskan kanunu gereği birçok insana oy ve benzeri nedenlerle dağıtılmıştır. Ekim için açılmaya çalışılan yerlerde sazlık alanlar yakılmıştır. Bu yakılma sırasında Sarısu Gölü aynası ve çevresinde organik toprağında yanması sonucunda yer yer 2-3 metrelik çukurlar oluştuğunubüyüklerimizden müşahade ettiğimiz bilgilerdir.
İKİNCİ KURUTMA AŞAMASI 1973-1975 YILLARI ARASINDADIR
1958 yılındaki birinci kurutmadan sonra sulu tarıma ihtiyacı olmayan ve hatta bilmeyen çiftçilerde sulu tarım yapmaya kalkmaları, bölgenin bitkisi olmayan ve yaz aylarında ekilen pamuğunda çok fazla su istemesi üzerine ana Amik Gölü de kurumaya başlamıştır. Bunun üzerine, 1970’li yılların basında ana Amik Gölü’nün de kurutulabileceği fikri ortaya çıkmıştır. 1973 yılında Arfin Kanalı, Muratpasa Kanalı, Comba Kanalı ve Karasu Kanalı ana göl yatağında yükseltme seklindeki kanallarla göl aynasında askıya alınarak Büyük Dalyan Köyü yakınlarında küçük Asi Nehriyle birleştirilmiş ve faaliyetler 1975 yılında son bulmuştur. Bu kanalların yükseklikleri yer yer 5-6 m civarlarındadır. Buna karşılık kışları devam eden taşkınlar nedeniyle tahliye kapasitesini arttırmak ve hızlandırmak için Antakya içerisi Asi yatağı 8-11 m civarında derinleştirilmiştir. Antakya’nın tarihi köprüsünün kaybı da bu nedenle olmuştur.
SONUÇ
1975 yılında tarih ve coğrafya sayfalarından kaybolan Amik Gölü, bu tarihten itibaren varlığını birkaç yıl daha kışları devam ettirmesine karşın, gerekli drenaj ve tahliyekanalları açılması sonucu tamamen haritalardan da silinmiştir. Tabi ki, o zamanki siyasetçilerve bazı çıkar çevreleri için istenilenden fazla verim elde edilmiş fakat bunların hepsinin “Kısagünün karı” olduğu çok geçmeden anlaşılmıştır.Günümüze gelindiğinde, “Her şey aslına rucu eder” ilkesinin meydana gelmesiniekliyoruz. Çünkü, son 3-5 yıl içerisinde birkaç defa kısa süre için bile olsa gölün tekrargörünmesi bunun belirtileri olarak söylenebilir.
Yerel halkın gölün kurutulmasından sonra bölgenin yağış miktarlarında önemli ölçüde azalma olduğunu ve kuraklıkların meydana geldiğini söylemesine karsın, yapılan akademik çalışmalarla bu durum doğrulanamamıştır. Bununla birlikte yerel halkın söylediği gibi bölgede yağışlar azalmamış aksine bazı ölçüm merkezlerinde çok küçükte olsaartma görülmüştür. Ancak, gözlemlenen en önemli şeyin göl ve çevresindeki istasyonlardanalınan ölçümlerde yıllık yağış miktarının, yağışlı gün sayılarına bölünmesiyle elde edilen yıllık yağış şiddetindeki önemli farklılıktır…
Türkiye haritası şeklinde göl


'Türkiye haritası' şeklinde göl 'yapılacak!'

Ekolojik dengenin bozulmasıyla kuruyarak ovaya dönüşen Amik Gölü’nü, yeniden ve bu kez "Tükiye haritası" şeklinde oluşturularak, "balık ve kuş cennetine dönüştürülmesi" için proje hazırlandığı bildirildi.
07 Kasım 2006 Salı 10:52
turkiye-haritasi-seklinde-gol-yapilacak

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Su Ürüleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Akyurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Amik Ovası"nda 1960"lı yıllara kadar göl bulunduğunu, ancak ekolojik dengenin bozulması ve yanlış uygulamalar sonucu kuruduğunu belirtti.
Akyurt, ovada yapımı süren havaalanı inşaatı öncesinde, gölün yeniden canlandırılmasının düşünüldüğünü, ancak daha sonra bu konudaki girişimlerin gündemden düştüğünü ifade ederek, şöyle devam etti:
"Hazırladığımız proje ile havaalanına rağmen gölü yeniden yaşatabileceğiz.
Projemizi, havaalanı göl ortasında kalacak şekilde tasarladık. Göl, yaklaşık 40 bin dönümlük alanı kaplayacak. Türkiye haritası şeklinde olacak. Haritadaki gibi kıyılarımızın girinti ve çıkıntılarına kadar her şey aynı olacak.
Proje yaşama geçirilirse havaalanı da burada toprağı bulunan çiftçiler de zarar görmeyecek. Projeyi yakında ilgililere sunacağız, kabul edilirse hemen çalışmalara başlayıp 2007"nin sonuna kadar tamamlamayı hedefliyoruz."

'ÇİFTÇİLER BALIKÇI OLACAK'


Amik Ovası"nda arazisi su altında kalacak çiftçilerin balıkçılığa yönlendirileceğini kaydeden Akyurt, hakkaniyet ölçüsünde pay sağlanacağını ve buradan yararlandırılacağını belirtti.
Oluşturulacak göletlere yüksek verim elde edilecek balıklar bırakılacağını anlatan Akyurt, şöyle devam etti:
"Suyun altında setler oluşturacağız. Böylece hiç kimse diğerinin bölgesine giremeyecek. Tarım faaliyetlerinde yılda iki ürün alan çiftçi, balıkçılık sayesinde 5 kat daha fazla kazanıp yüksek gelir elde edecek.
Amik Ovası, eskiden verimliydi, ancak, canlı türleri yok olduğu için toprak da verimsizleşti. Böylelikle bu sorun da ortadan kalkmış olacak." Balık yanında yörede yaşam sürecek çeşitli kuş türlerinin de temin edileceğini belirten Akyurt, şunları kaydetti:
"Burası geçmişteki kuş göç yolu özelliğine yeniden kavuşacak. Amik, en az 10 balık türü ile sayısız kuşun yer alacağı bir kuş cennetine yeniden dönüşecek.
Böylece bu bölge hem turizm hem de ticaret yeri olacak.
Bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler burayı gezmeden gitmeyecek.
Kentimizde böyle bir mekanla eksikliği de gidermiş olacağız."

HAVAALANI HAKKINDA MKLE

Bir İlkbahar günü… Şafak sökmek üzere… Bulutlar belli belirsiz gezinmekte gökyüzünde... Çiseleyen yağmur toprakla gizlice öpüşmekte. Yağmurlardan sonra nazlı bir gelin gibi çıkıverecek güneş. Amanos Dağları’nın sırtına yaslanıp doğruldukça Amik Gölünü arayacak gözleri. Hani büyüklerimizin diliyle “orada balıklar, karabataklar vardı. Sakarcaların yuvalarını izlerdik. Bazen de avlanıp gelirdik” Nerede o sular, nerede kıyısında oturup serinlediğimiz o güzel kuşların, balıkların yurdu?
Duran Yaşar ustamın söylediği gibi “Bulmacalarda hala, “Hatay’da bir göl?” diye soruladursun, Amik Gölü diye bir göl yok artık! Vardı bir zamanlar. Amik Ovasının ortasında, çoğu yeri sığlık bir göl... Karasu, Muratpaşa çaylarıyla beslenen bir göldü.” Çiftçiyi topraklandırma adına, göl aşama aşama kurutuldu. Kurutulan göl yeri, oy uğruna dağıtıldı ya da peşkeş çekildi. Amik Gölünün yok edilmesiyle beraber yağışlar azaldı. Düzensizleşti. Kaynaklar çekildi. Yerin derinliklerine indi. Su kuyuları bir bir kurumaya başladı. Kuraklık arttıkça, dünyanın en verimli toprakları yer yer çölleşmeye başladı. Buna rağmen Ovanın içinden geçen Asi Nehri koca ovayla dostluğunu sürdürüp beslemeye devam ediyor. Yılda en az 2-3 ürün alınmaya devam edilirken, ova bir kez daha siyasilerin hışmına uğrayarak tam ortasında havaalanı yapılmaya başlandı. En baştan kurtarılması gereken, hatta milli park ilan edilip, canlı türlerin korunması mümkün olan Amik Gölü, şimdilerde beton yığınları altında can çekişmektedir.
Gelişmiş ülkelerde havaalanı yapmak için herhangi bir gölün kurutulmasını bırakın, havaalanı yapılacak yerin mutlaka verimsiz ya da en az verimli olan topraklar olmasına dikkat edilmektedir. Verimli topraklarda yapılan tarımdan da en üst düzeyde verim alınmaya devam edilmektedir. Ya Ülkemizde... Şu ana kadar seçim öncesi bir avuç oy uğruna birilerine de şirin görünmek adına kaç tane havaalanı yapılıp, sonra da “verim alınamıyor” gerekçesiyle devre dışı bırakıldı? Ülkemizin kaynakları ne kadar da rahat talan edildi... Ya Hatay’ımızda...
Hatay’ımızın iklimini doğrudan etkileyen – dengeleyen Amik Gölü kurutulup, ovaya dönüştürüldüyse en azından bu ova korunmalıydı. Havaalanı ihtiyaçsa daha uygun yerler bulunabilirdi. Örneğin; Trabzon’da il sınırları içinde uygun yer bulunamadığı için deniz doldurulup havaalanı yapıldı. Hatay’a da havaalanı lazım elbette... Ama Dünyanın en verimli topraklarında - Amik Ovasında değil! Peki nerede? Samandağ’dan İskenderun’a kadar 65 km. sahil şeridi içinde bir alan havaalanı için bulunabilirdi.
İskenderun’da yıllardır çürümeye terk edilen küçük havaalanına ne oldu? Genişletilip, elden geçirilirse kullanıma hazır hale gelemez mi? Ama nedense Olmuyor! Yapılmıyor! Neden? İşin içinde ciddi getirim var da ondan. Kimse kimseyi kandırmasın. İşin boyutu başka... Amik Ovasında faal çalışan havaalanı en çok kimin işine yaradı sorusunu da doğanın kendisi verecektir. Doğal afetlerin yakında yaşanacağına kimsenin şüphesi olmasın. Ama Amik Gölü yeniden şahlanıp içinde yapılan havaalanını da kendi sularında boğarsa hiç şaşırmam!..



KAYBOLAN CENNET; AMİK GÖLÜ

Dr. Mehmet S1LAY

Dünya coğrafyasının orjinal oluşumundan beri var olan Amik Gölü, köylülere toprak kazandırmak amacıyla kurutuldu 1955-1980 yılları arasında üç ayrı drenaj kanalı ile Asi nehrine boşaltılan göl bu gün artık sadece hatıralarda yaşıyor. Göl İle birlikte bir çok kuş nesli yok oldu. Göçmen kuşlar, balık ve sürüngenler yok oldu Ve en önemlisitarıma açılan topraklar, taban suyunun derinlere kaçması ile çoraklaştı. Flora ve Fauna yok oldu Yörenin iklimi değişti. ''Türkiyenin ve çocuklarımızın aydınlık yarınları için drenaj kanallarının iptali ile Amik Gölünün yeniden oluşması şarttır''

(1995 ) yılına ait Karayollarının yayınladığı Türkiye Haritasında Hatay İlimizin orta yerinde sınırları gayri muntazam çizilmiş mavilik vardı Dikkat ettik; iri harflerle Amik Gölüyazıyordu. Oysa Amik Göiü 1955 - 1980 arası topraksız köylüye çap dağıtmak, tarla açmak bahanesiyle tedricen kurutulmuştu. Hayır kurutulmamış, resmenkatledilmişti. Çünkü İçi de dışı da enva-i çeşit canlıyla doluydu Amik gölü tamamen kurutulmuş, bölgenin iklimi değişmiş, o meşhur yağmurlar yağmaz olmuş, su ve rutubet derinlere çekilmiş, ürün azalmış sürekli suni gübre kullanıldığından, toprak çoraklaşrmş ve zararlı böcek ve haşere çoğalmıştı Kuşlar uğramaz olmuştu Hatta insanoğlunun tabiata müdahale ettiği yerde, tabiat dönüp insanlardan intikam alıyordu, insanoğluna küsüyor, öfkeleniyordu .Gerçekten iklim değişince toprağın bereketi de kaçmıştı Peki artik hayatta olmayan Amik Gölü neden devletin bastırdığı resmi haritalarda gösteriliyordu Yoksa, hatanın neresinden dönülse kardır diye Amik Gölü yeniden mi devlet eliyle (DSİ) tarafından ihya edilecekti. Gerçi Hatayda halk arasında Amik Gölü nün yeniden oluşması İçin projeler konuşuluyordu Hayır!! öğrendik ki; Amik Göiü haritalarda sehven yer aimıştı .. Peki Amik Gölü nasıl kurtuldu Yahut Amik Gölü bugün nasıl Amik Ovası oldu 1955 ile 1980 yılları arasında bir Kuş Cenneti nasıl ortadan kaldırılmıştı. Bugün artık tarihe karışmış olan Amİk Gölü nasıl bir şeydi 20 yıl içinde nasıl haritalardan tamamen silinmişti. Takriben 400 bin dönüm genişliğindeki göl kışınyekpare, yazın İse birbirine yakın, ama jeolojik bir kum hattıyla ayrılan 4 ayrı göl haline gelirdi Bunlar Ana Amik Göiü (Deniz), Karagöl, Sansu Gölü,ve Gölbaşıydı. Antakya-Kınkhan - Reyhanlı Karayolu üçgeninin ortasındaydı Kışın ovaya yayılan, yazın dört bölüme ayrılarak kendi asıl havuzlarına çekilen Amik Gölü ılık ve tatlı suyuyla Göçmen Kuş Cennetiydi .Göç yolu üzerinde bulunuyor ve kışm donmuyordu. Her mevsim, yeşil kamışlık sazlıklar göz alabildiğince uzanıyordu. Beyaz, siyah kurşuni balıkçı kuşları,pelikan sürüleri, çeltikçi kuşlan, kaz, ördek ve sazlıklarda alabalık, sazan, yayın ve yılan balıkları yaşardı
Her mevsim av kuşlarımız pazarlarda satılır, gölde kurulu dalyandan kamyon dolusu balıklar avlanır ve satılırdı.. Sarısu GöİÜ ile Karagöl, İsimlerini, suların değişen renklerinden alıyordu Gölün tabanında, asırlardır çürüyen, gübreleşen bitkilerin suya rengini vermesi yani demlenmesiyîe oluşuyordu. Amik Gölü, flora ve faunasıyla tam bir tabiat barikasıydı. Sazlıklar, kamışlıklar, yırtıcı memeli hayvanlar, kuşlar, sürüngenler ve balıklarla tam bir tabiat harikası Amik Gölü; subtropikal iklim kuşağında, göçmen kuşİann yolu Üzerinde ve kışın hiç donmayan tatlı suyu ile bir hayat kaynağıydı. 1955-1980 yılları arası nihayet açılan Afrin, Murat ve Comba Drenej kanallarıyla gölün suyu Asi nehrine boşaltıldı. Kuruyan göl yataklarında, kamyoniarca yılan bahğı öldü, tarla açmak için sazlıklar ve kamışlıklar ateşe verildi, günlerce yandı Kırıkhan da, yazları cibinlikler içinde yatılan damlardan geceleri bu büyük sahalara yayılan alevleri üzüntüyle seyrederdik ,. yangın sahalarında adam boyu kül birikirdi. Göl yok oldu. Otlaklar bozardı. Nihayet Amîk Göl yatağı topraksız köylüye 20' şer dönüm dağıtıldı. Ama eski bereket yoktu artık. O zaman iki sığırın yıllık geliri 20 dönüm arazinin gelirine eşitti,. Tabiata hoyratça müdahale ettik ve bununla bir kuş cennetini, yani Amik Gölünü kaybettik ''O bizim mîlletçe yalnız kaybımız değil, aynı zamanda milli ayıbımızdı''. Şimdi bu tarihi hatayı tamir etmenin iki yolu var. Birincisi, büyük Amik Gölünün dördüncü partikülü olan ve gölün asıl kaynağı olan Gölbaşı Gölü, milli park ilan edip koruma altına alınmalıdır Gölbaşmın yaslandığı ortaçağdan kalan ve sarp kayalar Üzerindeki Kale kısmen tamir görüp, Sit alanı haline getirilmelidir Böylece yöre hem bir tabiat içindedinlenme, hem de turistik bölgelerimizden olup, ziyaretçi çekecektir İkinci düzeltmede Reyhanlı da bulunan Yenişehir Golüyle, Afrin nehri arasında az masrafla yapılacakbir çalışmayla Küçük Amik Gölü yeniden kazanılabilir
» Amik Gölü koruma altma alınmadığı halde bir kuş cennetiydi
» Nasyonei Bioîojik Dergisinde Dünyada Kurutuldukları için, yörenin iklimini etkileyen ve ekolojik dengesi bozulan 5 gölden söz eder, ne acıdırki Amik Gölü hariç diğer dördü tekrar orjinai haline dönmüş . » Tekrar Amik Gölü oluşursa, toprak kaybına uğrayanlara yine Suriyeye ait binlerce dönüm arazi mukabele-i bilmisil verilebilir Çünkü Suriye bize ait arazileri tepe tepekullanmıyormu?

Mehmet SıLay.
ANTRAG APG e.V. an den Minister für Umwelt und Forst
auf Überflutung des ehemaligen Amik See Gebietes

AMIK GÖLÜNÜN "YENIDEN KAZANDIRILMASI" ISTEMIDIR/ APG ALMANYA
Sayın Veysel EROĞLU
T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANI
Ankara
Sayin Bakanimiz,

Amik Gölü, Akdeniz Bölgesi’nin doğusunda, Antakya-Kahramanmaraş grabeninin en güneyini oluşturan Amik Ovası tabanında yer almaktaydı. Antakya’nın yaklaşık 18 km kuzeydoğusunda Antakya-Kınkhan - Reyhanlı Karayolu üçgeninin ortasındaki bu göl, uzun (20-25 milyon yıl) ve yoğun bir tektonik süreç sonunda oluşmuş, ancak çok kısa bir sürede (1950-1975) kurutularak tamamen ortadan kaldırılmıştır.
Amik Gölü, anofol sivrisineğinin neden olduğu sıtma hastalığı ile mücadele etmek, Amik ovasındaki tarım arazilerini taşkınlardan korumak ve ek tarım arazisi kazanmak amacıyla 1950’li yıllardan itibaren kurutulmaya başlanmıştır
Amik Gölü varlığı süresince çevresindekilere cömertçe davranarak hayati öneme sahip birçok işlevi yerine getirmiştir. Ancak bunun karşılığında vefasızlığa uğramış ve bu vefasızlık onun haritadan silinmesine kadar sürmüştür.
Kurutma sonrası tarım arazisinde artış olmasına rağmen ürün veriminde istenilen düzeyde bir artış gerçekleşmemiştir.Çünkü kurutma sonrası organik toprakların yanması,taşkınlar,su yetersizliği ve çoraklaşma gibi nedenler her yıl verimin azalmasına neden olmaktadır.Örneğin Amik ovasında kurutma öncesi,sulanmayan alanlarda dönümden 300 kg, sulanan alanlarda 600 kg pamuk elde edilirken, bugün dönüm başına 200 kg pamuk üretilmektedir.Yine kurutma öncesi dönümden 700 kg buğday üretilirken bugün dönüm başına 250 kg üretim gerçekleşmektedir.
Graben alanındaki sulak alanlar kurutulmadan önce yapılan diğer bir ekonomik faaliyet ise mera hayvancılığı idi.Graben alanında nadasa bırakılan araziler, göl ve bataklık sularının çekilmesiyle ortaya çıkan yeşil ot toplulukları ile hasat sonrası tarım arazilerindeki artıklar zengin bir hayvancılık potansiyeli oluşturmaktaydı. Bu durum her hangi bir masraf yapmadan hayvancılık yapılmasına imkan vermekteydi.Bataklık alanlarda yoğun olarak manda (camız) beslenirdi.Bunun yanında göl alanında her ailenin ortalama 15-20 ineği bulunurdu.KURUTMA SONRASI HAYVANCILIK BİTMİŞTİR.
Söz konusu göl alanındaki saz ve kamışlar ise ev yapımı, hasır, sepet , semer imalatı ve yakacak ihtiyacının giderilmesinde kullanılırdı.Hatta saz ve kamışlar komşu ülkelere ihraç edilirdi.KURUTMA SONRASI BU FAALİYET DE ORTADAN KALKMIŞ OLDU.
Öte taraftan, Graben alanındaki sulak alanlar aynı zamanda zengin balık popülasyonuna sahipti.Bu durum yoğun balık avcılığını da beraberinde getirmiş idi. AMİK gölünde yılda yaklaşık 80 ton yılan balığı, 100-150 ton karabalık ve 200 ton arasında sazan türleri avlanırdı. Avlanan balıklar,yöre halkının balık ihtiyacını karşılamasının yanında tatlı su balığına rağbet gösteren Ortadoğu ( Suriye, Lübnan, Filistin) ve Avrupa (Almanya, Fransa) ihraç edilmekteydi.KURUTMA SONRASI BALIKÇILIK SADECE KURUTMA KANALLARINDA YOK DENECEK KADAR AZ YAPILMAKTADIR.
Amik gölü,Ülkemizde kara avcılığının en yoğun yapıldığı sulak alanlardan biriydi.Bunun nedeni gölün farklı türlerden oluşan büyük kuş popülasyonuna sahip olmasıydı. Bunda da Amik gölünün sahip olduğu özgün nedenler etkiliydi. Her şeyden önce Amik gölü, Kıtalar arası kuşların önemli göç yollarından biri üzerinde kışın suları donmayan bir sulak alandı. Aynı zamanda su kuşlarının yemlenmesi için ideal sığlıktaydı. Zengin besin kaynağı nedeniyle amik gölüne ağustos ayında başlayan bıldırcın akını ,Ekim sonuna kadar devam ederdi. 15 Ekimden sonra ördek akını başlardı,ördeğin hemen hemen her türünün bulunduğu göl alanında özellikle “ kirik ördeği “ göze çarpmaktaydı. Bu çok sayıda kuş türü ve populasyonu göl çevresinde ve ovada yoğun bir kara avcılığı yapılmasına neden olmaktaydı.Bu nedenle yerel avcılar ve türkiye'nin çeşitli illerinden gelenlerin yanı sıra Ortadoğu, Avrupa ve Amerika’dan da bir çok yabancı turist avcılar Amik gölünde avlanırlardı. Gölde ayrıca av rehberliğide ayrı bir sektör olmuştu ve yöre halkı için ayrı bir ekonomik gelir kapısıydı.
Yukarıda ifade edilenler, insan yaşamı için hayati öneme sahip pek çok işlevi olan Amik gölünün, yine insanlar tarafından yanlış tercihlerle yok edildiğini ortaya koymaktadır. Bu yok edinme bugün insan yaşamını tehdit eden sorunları da beraberinde getirmiştir.Öyleyse bu sorunlara bir an önce çözümlerin üretilmesi gerekir.Bunlar kurutulan Amik gölünün tekrar oluşturulması ile çözümlenebilir. Bunun en kolay yolu ana drenaj kanallarının iptalidir.
Çevreye , doğaya ve yöre halkına bu kadar çok katkısı olan Amik gölünün “ yeniden kazanılması “ gerektiğine inanmaktayız. Sayın Bakanlığınızdan, bu konuda gereken çalışmaların başlatılması için gereğini yüksek emir ve müsaadelerinize arz ederiz.
Adile Pannicke
2.Baskan
Animal Protection Group Arbeitsgruppe für Tierrechte e.V.
ANTRAG beantwortet am 03 März 2010
Ablehung des Antraginhaltes durch Staatlicher Wasser Behörde
Sent: Wednesday, March 03, 2010 10:20 AM
Subject: 11.01.2010 tarih ve 21086 sayılı dilekçeniz.

HATAY AMİK GÖLÜ_nün Videoları- Amik Yeniden Doğdu.!!( tam ekran ) [HQ]

Sayın Adile PANNİCKE;

İlgi dilekçeniz incelenmiş olup eski Amik Gölünün yeniden oluşturulması saha içinde ve çevresindeki binlerce parsel sahibi çiftçinin, yüzlerce konutun sosyo-ekonomik olarak olumsuz etkilenmesine, Hatay Havaalanının atıl duruma gelmesine, çevre tarım arazilerinin pompajla drenaj ihtiyacına ve çevresindeki arazilerde maliyeti yüksek sulamaya yol açacaktır ve bu sebeple Eski Amik Gölünün yeniden oluşturulmasının teknik yapılabilirliği mümkün olmasına rağmen, ekonomik-sosyal yapılabilirlikler açısından Genel Müdürlüğümüzce uygun görülmemektedir.

Bilgilerinize rica ederim.


Impressionen
Gegenwärtige Tierschutzhaus
Beschreibung: Gegenwärtige Tierschutzhaus
weitere Homepages
Turkish-Animals-APG
APG e.V. setzt sich seit mehr als 15 Jahren für die nichtvorhandenen Rechte der Tiere in der Türkei ein.
Schaechten-APG
Diese Webseite ist eine Datenbank zum Thema Betäubungsloses Schlachtschächten.
Banner
Banner
Banner
Banner
Wer ist online
Wir haben 4 Gäste online